Bu sezon denizde palamut var, hem de bol. Tekneler kasa kasa palamutla limana dönüyor, tezgâhlar doluyor. Ama balıkçı tarafında tablo o kadar iç açıcı değil. Kısa sürede piyasaya çok fazla palamut girince fiyatlar düştü ve emeğin karşılığını almak zorlaştı. İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği (İSTANBUL DEMBİR) de bu yüzden palamut avına 12 Ekim’e kadar geçici ara verilmesi çağrısında bulundu.

Denizlerde palamut bolluğu yaşanıyor

1 Eylül’de av yasağının bitmesiyle açılan 2026-2027 balıkçılık sezonu, palamut tarafında çok bereketli başladı. DEMBİR’in açıklamasında da durum “son yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir palamut bolluğu” diye anlatılıyor.

Teknelerin yüksek miktarda palamutla limana dönmesi, hale ve tezgâha giden balık miktarını doğrudan artırıyor. Tüketici için bu çoğu zaman daha uygun fiyat demek. Balıkçı için ise aynı bolluk, yakıt, mürettebat, ağ ve tekne masrafı yerinde dururken kilo başına daha az para almak anlamına gelebiliyor.

Türk balıkçı teknesi palamut avında
Karadeniz’de, Giresun Espiye açıklarında bir gırgır teknesi. Fotoğraf: Zeynel Cebeci / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Gürpınar Su Ürünleri Hali'ndeki rakamlar dikkat çekiyor

Bolluğun boyutu İBB’nin paylaştığı verilerde net görülüyor. İBB iştiraki İSYÖN’ün işlettiği Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde 1-7 Eylül arasında yaklaşık 903 bin 952 kilogram palamut işlem gördü.

Önceki yılın aynı döneminde bu rakam yaklaşık 9 bin kilogram seviyesindeydi. Yani sezonun ilk haftasında hale gelen palamut, geçen yılın yaklaşık 100 katına çıktı. Aynı hafta haldeki toplam su ürünü miktarı da önceki yılın iki katına çıkarak 1 milyon 850 bin kilogramı aştı; bunun yaklaşık yüzde 48’ini palamut oluşturdu.

Palamut bolluğu fiyatları aşağı çekti

Piyasaya kısa sürede bu kadar balık girince fiyatların baskı altında kalması kaçınılmaz oluyor. Talep aynı hızla artmadığı için fazla ürün fiyatı aşağı itiyor.

DEMBİR’in açıklamasında anlatılan döngü de tam olarak bu. Fiyat düşünce balıkçı kaybını telafi etmek için daha çok avlanıyor, artan av piyasaya daha fazla balık olarak dönüyor, fiyat bir kez daha düşüyor. Daha fazla av, daha fazla arz, daha düşük fiyat. Birlik, bu durumun sektörü ekonomik açıdan sürdürülemez bir kısır döngüye sürüklediğini söylüyor.

Fiyatın düşmesi tüketicinin cebine olumlu yansıyabilir, ama teknenin gideri değişmiyor. Denizde balık bol olduğu halde hesabın tutmaması, balıkçı için ayrı bir sıkıntı.

Balıkçılardan palamut avına geçici ara çağrısı

İSTANBUL DEMBİR, palamut avına geçici ara verilmesi çağrısında bulundu. Çağrı, 8 Ekim’i 9 Ekim’e bağlayan gece saat 00.00 ile 12 Ekim 2026 Pazartesi saat 08.00 arasını kapsıyor.

Birliğin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Denizlerimizin bereketinin ekonomik kayba dönüşmemesi, piyasa dengesinin yeniden sağlanması ve balıkçılarımızın alın terinin karşılığını bulabilmesi amacıyla; bu gece saat 00.00’dan itibaren, 12 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 08.00’e kadar palamut avcılığına geçici olarak ara verilmesi yönündeki talebimize tüm sektörümüzün uymasını talep ediyoruz.”

Burada altını çizmek gerekiyor: Bu, resmî makamların ilan ettiği bir av yasağı değil. Birliğin sektörden uyulmasını istediği, birkaç günlük geçici bir ara verme çağrısı.

Amaç piyasayı ve balıkçıyı rahatlatmak

Çağrının arkasındaki hesap basit. Birkaç gün boyunca piyasaya daha az palamut girerse fiyatların daha fazla düşmesinin önüne geçilebilir, balıkçının kaybı azalabilir ve arz-talep dengesi yeniden kurulmaya başlayabilir. Birlik de bu geçici uygulamanın balıkçıların ekonomik kayıplarının azaltılması ve piyasanın yeniden dengelenmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Açıklamanın son cümlesi de niyeti özetliyor: “Amacımız avcılığı durdurmak değil, denizlerimizin bereketini koruyarak balıkçılarımızın emeğinin karşılığını almasını sağlamaktır.” Yani söz konusu olan uzun süreli bir av yasağı değil; sektörün kendi içinden gelen, 12 Ekim sabahına kadar süren geçici bir ara çağrısı.

Palamut bolluğu tüketici için ne anlama geliyor?

Tüketici açısından bakınca bol palamut, tezgâhta daha uygun fiyat demek ve bu sezonun güzel taraflarından biri. Ama denizin bereketli olması ile balıkçının kazanması aynı şey değil. Teknenin gideri, mürettebatın emeği ve sezon boyunca ödenen masraflar, balığın kilosu kaç liradan satılırsa satılsın yerinde duruyor.

Bir de balığın tekneden sofraya kadar hangi fiyatlarla ilerlediği meselesi var. Balıkçının sattığı fiyat ile tüketicinin tezgâhta ödediği fiyat aynı değil; aradaki zincir de bu konunun bir parçası.

Balık halinde satışa sunulan palamutlar
İstanbul Kumkapı’da tezgâhta palamut. Fotoğraf: Fulvio Spada / Wikimedia Commons (CC BY-SA 2.0)

Asıl soru: Palamut bolluğu sürdürülebilir mi?

Bolluk ilk bakışta iyi haber gibi görünse de doğru yönetilmediğinde hem balıkçıya hem piyasaya yük olabiliyor. Av miktarı, piyasaya giren balık, fiyat ve balıkçının geliri birbirinden ayrı düşünülemiyor; birinde yaşanan sert değişim diğerlerini de etkiliyor.

Bu kısa aranın piyasada nasıl karşılık bulacağını, çağrıya ne ölçüde uyulacağını ve fiyatlara nasıl yansıyacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Denizde palamut bol; ama bu bolluk fiyatları hızla aşağı çekti ve balıkçıyı ekonomik olarak zorladı. İSTANBUL DEMBİR’in 12 Ekim’e kadar ara çağrısı da bu yüzden sadece balık miktarıyla değil, piyasadaki arz-talep dengesi ve balıkçının kazancıyla da ilgili. Bu geçici aranın palamut arzına ve fiyatlara etkisini takip etmeye devam edeceğiz.

Denizde palamut bu kadar bolsa sizce avcılığa birkaç gün ara verilmesi doğru mu? Yoksa palamut bolluğunun tüketiciye daha uygun fiyat olarak yansıması mı gerekiyor? Düşüncenizi yorumlarda paylaşın.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Mark Ahsmann / Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)